İdari Dava Açma Süresi ve Yürütmeyi Durdurma
İdari işlemlere karşı 60 günlük dava süresi nasıl hesaplanır, idareye başvuru süreyi nasıl etkiler ve yürütmeyi durdurma kararı hangi şartlarla verilir?
Faaliyet alanı
İptal ve tam yargı davaları, yürütmeyi durdurma, imar ve yıkım kararları, kamulaştırma, kamu ihaleleri ve idari para cezalarında dava takibi.
Kısaca
İdare hukuku, kamu kurumlarının birey ve şirketler hakkında aldığı kararlara karşı korunma yollarını düzenler. Bir atama, ruhsat iptali, imar kararı, ihale yasaklaması ya da idari para cezası; hepsi idari işlemdir ve hukuka aykırıysa yargı denetimine açıktır. Bu alanda başarının ilk şartı süreyi kaçırmamaktır: idari yargıda süreler kısa ve kesindir.
İptal davası, yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırı olan bir idari işlemin ortadan kaldırılması için açılır (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2). Davacının işlemden kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin etkilenmiş olması yeterlidir; ayrıca bir hak ihlali aranmaz.
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihinden başlar; ancak düzenleyici işlemin uygulanması üzerine, uygulama işlemiyle birlikte düzenleyici işlem de dava konusu edilebilir. Kişiye tebliğ edilmemiş bir işlemi öğrenen ilgilinin, işlemi öğrendiği tarihten itibaren süresi içinde dava açması gerekir.
Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu değildir. Ancak işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi, dava açma süresi içinde üst makamdan istenebilir; bu başvuru işlemekte olan süreyi durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve kalan süre kaldığı yerden işler (İYUK m. 11).
Son günü hesaplamak için yasal süre hesaplama aracını kullanabilirsiniz; araç resmî tatilleri ve adli tatili dikkate alır.
Tam yargı davası, idari işlem veya eylemler nedeniyle kişisel hakları doğrudan zarar görenlerin maddi ve manevi zararlarının tazmini için açılır. Hizmet kusuru (hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi) ile bazı durumlarda kusursuz sorumluluk ilkeleri uygulanır.
Kamu kurumlarının sorumluluğuna ilişkin ayrıntılar için tazminat hukuku sayfasına bakılabilir.
İdari işlemler kural olarak dava açılmasıyla durmaz. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğacaksa ve işlem açıkça hukuka aykırıysa, mahkeme gerekçe göstererek yürütmeyi durdurma kararı verebilir (İYUK m. 27). İki şart birlikte aranır.
Yürütmeyi durdurma isteminin reddine ya da kabulüne ilişkin karara, tebliğden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. Yıkım, mühürleme, okuldan veya görevden uzaklaştırma gibi geri dönüşü zor işlemlerde bu yol hayati önem taşır.
Dikkat
Yürütmeyi durdurma kararı, işlemin uygulanmasını davanın sonuna kadar engeller; ancak davanın kazanılacağı anlamına gelmez. Esas incelemede farklı bir sonuca ulaşılabilir.
İmar planı değişiklikleri, ruhsat iptalleri, yapı tatil tutanakları, yıkım kararları ve imar para cezaları, Ankara gibi hızlı dönüşen şehirlerde en sık karşılaşılan idari uyuşmazlıklardır. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 32 ve 42 uyarınca verilen yıkım ve para cezası kararlarına karşı idare mahkemesinde dava açılır.
Kamulaştırma kararına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir; bedele ilişkin uyuşmazlıklar ise asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davasında görülür (2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu). Kamulaştırma yapılmadan taşınmaza fiilen el atılmışsa, malik bedel ve tazminat talebiyle dava açabilir.
İmar planında kamu hizmetine ayrılan ancak uzun süre kamulaştırılmayan taşınmazlar için de kamulaştırma talebi ve dava yolu gündeme gelir. Bu tür dosyalarda taşınmazın plan durumu, kadastro kayıtları ve değer tespiti birlikte incelenir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihalelerde, ihale sürecine ilişkin itirazlar önce idareye şikâyet, ardından Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyet yoluyla yapılır; Kurul kararlarına karşı Ankara idare mahkemelerinde dava açılır. Şikâyet süreleri günlerle sınırlıdır ve kaçırılması hak kaybına yol açar.
İhalelere katılmaktan yasaklama kararları ise şirketin ve ortaklarının tüm kamu ihalelerinden belirli süre uzak kalmasına neden olduğundan, yürütmeyi durdurma istemiyle birlikte dava konusu edilmesi önem taşır.
İdari para cezalarına karşı başvuru yolu, cezanın dayandığı kanuna göre değişir. Kanunda ayrı bir yol gösterilmemişse 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. İmar, çevre ve bazı sektörel düzenlemelerdeki cezalar ise idare mahkemesinde dava konusu edilir.
Cezanın indirimli tutarını, ödeme ve itiraz son gününü idari para cezası hesaplama aracıyla görebilirsiniz.
Kural olarak hayır. İptal davası doğrudan açılabilir. Ancak idari eylemlerden doğan zararlarda önce idareye başvurmak zorunludur. Bazı özel kanunlar da dava öncesi itiraz yolu öngörebilir.
Başvurudan itibaren 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi içinde idare mahkemesine başvurulabilir.
Süre, mahkemenin iş yüküne ve dosyanın niteliğine göre değişir. Yürütmeyi durdurma istemleri genellikle davanın başında, kısa sürede karara bağlanır; esas hakkındaki karar ise daha uzun sürebilir. Karara karşı bölge idare mahkemesine istinaf ve kanunda belirtilen hâllerde Danıştay’a temyiz yolu açıktır.
İdari davalarda başvurma harcı, karar harcı ve posta giderleri ödenir. Güncel tutarlar için dava harcı hesaplama aracına bakabilirsiniz.
Rehber yazılar
İdari işlemlere karşı 60 günlük dava süresi nasıl hesaplanır, idareye başvuru süreyi nasıl etkiler ve yürütmeyi durdurma kararı hangi şartlarla verilir?
Süre kaçırmamak için tebligatı aldığınız anda iletişime geçin.
Sesli okuma
Sesli okuma